Yüz Film Afişi

Yüz Filmi Eleştirisi


Jacek uzun sarı saçlarını savura savura gezen, kaslı kollarını kaplayan dövmeleri, son ses metal müzik dinleyerek hız yaptığı arabası ve güzel sevgilisi Dagmara ile yaşadığı çılgın aşkla kasabanın en dikkat çeken gençlerindendir. Kasabalarında yapımı devam eden dünyanın en büyük İsa heykeli inşaatında çalışmakta, bir gün Polonya’dan Londra’ya taşınma hayalleri kurarak para biriktirmektedir. Hemen herkes onun görüntüsüyle ilgili şakalar yapıp Noel dileklerini onun bambaşka birine dönüşmesi üstünde yoğunlaştırsa da Jacek hem kendisini hem de hayatı olduğu gibi seven, geleceğinden umutlu ve neşeli biridir. Sevgilisine evlenme teklif etmesinin ve olumlu cevap almasının üstünden henüz çok kısa bir zaman geçmiştir ki heykel inşaatında bir kaza meydana gelir. Jacek hayatta kalmayı başarsa da çok ciddi yaralanmıştır ve uyandığında kendisine yüz nakli yapıldığını öğrenir. Uzun bir iyileşme sürecinin ardından hastaneden çıkıp eski hayatına dönmek istediğinde yüzüyle beraber hayatında pek çok şeyin daha değiştiği gerçeğiyle karşı karşıya kalacaktır.

Polonya’nın bu çapta gerçekleştirdiği ilk yüz nakli ameliyatı olduğundan Jacek’in durumu ülkenin her yanında haber olur. O mutlu olmaya hazır, umut dolu hastaneden ayrılırken onun yeni yüzü hem ailesi, hem komşuları, hem de sevdiği kız için bir sınav olacaktır.

Birini neden severiz? Onda bulduğumuz, gördüğümüz hangi özellikler onu herkesten farklı, biricik yapar? Çok sevdiğimiz biri artık bambaşka biri gibi görünse, söylediklerini anlayamaz hale gelsek birden; onun içeride olduğunu bilmemize rağmen ruhunun tüm kılıfı bir anda değişse, yine de onu aynı şekilde sevmeye devam edebilir miyiz? Başımıza gelmesini hiç istemeyeceğimiz, yaşamadan da cevabını bilemeyeceğimiz bu ağır soruları sordururken yönetmen bizi gri bölgede tutmaya özen gösteriyor. Kötülerin cezalandırılacakları ya da iyilerin sonsuza kadar mutlu yaşayacağı hayalini kurdurtmuyor; sadece düşünmemizi salık veriyor.

2013’te In the Name Of ve 2016’da Body filmleriyle Berlin Film Festivali’nden ödüllerle dönen Polonyalı yönetmen Malgorzata Szumowska son olarak Yüz’le Jüri Büyük Ödülünü evine götürdü.