Türk İşi Dondurma Film Afişi

Türk İşi Dondurma Filmi Eleştirisi

“Ayla” ve “Müslüm” filmlerinden sonra Dijital Yapımlar imzalı bir filmle daha karşı karşıyayız. Yapımcı Mustafa Uslu son zamanlarda kendinden çokça söz ettiren, olumlu, olumsuz pek çok eleştirinin hedefinde duran bir isim. “Türk İşi Dondurma” öyküsü bakımından da uzun süre ağır eleştiriler toplamıştı. Bunun sebebi; filmde bahsi geçen eylemi gerçekleştirenlerin Türk -Gerçi Osmanlı coğrafyasında etnik çıkarım yapmak ne kadar kolaydır-  değil de Osmanlı’ya saldırılmasını protesto eden iki Afgan eylemci olmasıdır. Aslında tarihte bir terör olayı olarak geçen bu eylem işe bakın ki bir komedi çabası içinde beyaz perdede yer buluyor. 
 
Film için komedi demek de zor; dram demek de. Anlatılan olayın komik hiçbir noktası yokken yersiz espriler ile bir çaba içine giriliyor. Savaş karşıtı, barış mesajları veren bir film olmasını umarken nefreti körükleyici, ayrıştırıcı bir hale geliyor. Dijital Yapımlar ve Mustafa Uslu için sıkı bir “PR” kaynağı olan Ayla ve daha sonra Müslüm dahi bu filmi kurtarabilir gibi görünmüyor. Esasında Ayla ve Müslüm gerçekten de emek barındırıyordu diyebiliriz. Neticede de elde ettiği başarı halis bir başarı demek de yanlış olmaz. Sinemaseverleri bu denli irite eden şey tamamen yalanlarla dolu, egoist ve sömürücü PR ve tanıtım çalışmalarıdır zaten. Misal “Türk İşi Dondurma” için salonda yer tutmuş beklerken Naim Süleymanoğlu filminin fragmanını izledik. Aman Allah’ım! O nasıl bir duygu sömürüsü, o nasıl bir kışkırtma... Bunu başka bir yazıda daha detaylı ele alacağım. Filmi izledikten sonra da buradan sizlerle görüşelim. 
 
Türk İşi Dondurma’ ya dönecek olursak söylenecek pek de bir şey yok aslında. Görünen köy kılavuz istemiyor. Uygunsuz bir terör eylemini şirinleştirmeye ve 18 Mart gibi bir ruh ile birleştirmeye ve bundan faydalanmaya çalışmak ne derece uygundur bilemiyorum. Ali Atay ve Erkan Köstendil başrollerde bulunuyor. İkisi de ayrı ayrı değerli oyuncular ancak filmin havadalığından kendilerini tam anlamıyla gösterebilmiş değiller. Bakışlara ve duygulara fırsat vermemiş yönetim; çünkü bir komedi filmi çekmek istiyorlardı belki de. Dramatik yapının yoksunluğu da seyirciyi sonuçsuz bir devinim içine sokuşu da hayal kırıklığıdır. Müzik ve ses öğesinin kullanımı konusunda “Müslüm” gibi bir filmden sonra nasıl bu kadar özensiz ve başarısız bir iş ortaya konur insan şaşıyor. Sinemasal çevre zaten gerçeklikten ve ayrıntıdan bir o kadar uzak. Küçük detaylar olmadığından kendinizi Avustralya’da değil bir sette hissediyorsunuz. Amatörlükten uzak iki filmden sonra Türk işi dondurma başarısız bir filmdir demek de ne yazık ki yanlış olmaz.