The Great Hack Film Afişi

The Great Hack Filmi Eleştirisi

Film Detayları Eleştiri



Karim Amer ve Jeham Noujaim’in yönetmenliğini yaptığı “The Great Hack” belgeseli Netflix platformu ve bazı salonlarda gösterime girdi. Modern çağın teknolojik altyapısı atılırken öngörülemeyen birtakım sıkıntılar olduğunu ve bunlardan en büyüğünün kişisel veriler boyutunda ilerlediğini savunan belgesel; Cambridge Analytica ve Facebook üzerinden özellikle Donald Trump’ın seçim kampanyası ve İngiliz Brexit sürecinde kişisel verileri kullanarak seçmenlerin nasıl manipüle edildiğini gözler önüne seriyor. 
 
Belgeselde yer alan katılımcıların bir kısmını, bu işin içinde olan özellikle Cambridge Analytica eski yöneticileri ve çalışanları oluşturduğundan sunulan fikrin temellendirilmesi de daha sağlam olmuş denebilir. 
 
Zaman zaman bizlerin de içine düştüğümüz bir korku olarak kişisel bilgi ve verilerimizin kötü amaçlar uğruna kullanılıyor olabileceği fikri daha önce de özellikle “Black Mirror” ve özellikle “Smithereens” bölümü; Barış Özcan’ın “Facebook”u silmeli miyiz?” gibi içerikleri veya Youtube’a yazdığınız anda onlarca videoya ulaşabileceğiniz ancak en net olanlarından biri olarak “Google bizi dinliyor mu?” videosu bu konuda merakı olanlar için etkileyici içeriklerdir. 

Belgesel CA’dan verilerini almak üzere hukuk mücadelesi veren bir adamı da konu ediniyor ki çağımızın en büyük cesaret öykülerinden biri sanırım bu şekilde anlatılabilir. Artık herkes; şu yazıyı yazarken bilgisayarda, Google üzerinde yaptığım araştırmalarım, belgeseli izlediğim Netflix üzerinde bıraktığım kişisel tercih ve verilerim, Microsoft Word üzerinde tercih ettiğim yazı stilim, fontum, nerede ne kadar cümlemi uzattığım veya hangi noktalama işaretini daha çok kullandığıma kadar beni ben yapan bilgilerime sahip olabiliyor. Bunların hepsi şu yazıyı yazdığım yarım saat kadar bir sürede olup bitiyor. Kulağa korkunç geliyor. 
 
İşin en üzücü noktalarından biri de tüm bu hukuksuz manipülasyona rağmen dünyanın henüz siber yasalarını netleştirememiş olmasıdır. Peki bu durumla mücadele etmek adına biz ne yapabiliriz? Elbette hayatımızdan tüm teknolojiyi çıkartıp mağarada yaşayamayız. En azından bir uygulama veya platformda gezinirken veya kayıt olurken mutlaka gizlilik sözleşmesini tamamıyla okumalıyız. Orada mantığınıza ters düşen şeyler varsa kabul etmemek sizin elinizde. Çocuklarımızın tablet veya telefon karşısında geçirdiği süreyi daha yapıcı aktivitelerle gerçek dünyada geçirmelerini sağlamalıyız. Bir dostumuzun doğum gününü facebook üzerinden kutlamak yerine ona güzel bir tebrik kartı veya çiçek göndermeliyiz. Sosyal medyada geçirdiğimiz zamandan kısıp daha fazla kitap okumalı veya yapıcı hobilerle ilgilenmeliyiz. 
 
Ama hepsinden öte; belki de en önemlisi... Mutsuzluğunuzu ve yalnızlığınızı maskelemek adına sosyal medyayı bir araç olarak kullanmamanızdır. Zeki ve sosyal varlıklar olarak biz insanlar birbirimizden güç alırız. Sahte suretlerimizden değil.
 
Özgür bir dünyada sanat dolu günler dilerim.
 
Tayfun Çidem