Şahane Hayaller Film Afişi

Şahane Hayaller Filmi Eleştirisi

Ömer Başdoğan, son zamanlarda sosyal medyada çektiği kısa videolarla yüksek takipçi sayısına ulaşmış, oldukça sevilen, sempatik bir youtuber.

    Ömer Başdoğan, son zamanlarda sosyal medyada çektiği kısa videolarla yüksek takipçi sayısına ulaşmış, oldukça sevilen, sempatik bir youtuber.  Memurluktan istifa edip Şahane Hayaller filmine odaklandığını ifade eden senarist, sosyal medyada “Nalet Bebe” olarak tanınmakta. Yönetmenliğini Ömer Faruk Yardımcı’nın yaptığı Şahane Hayaller, 7 Şubat’ta vizyona girdi. Başrolü Ömer Başdoğan’ın üstlendiği film; kadrosunda Cemil Şahin, Çetin Altay, Suzan Aksoy’u  barındırmakta.

    Şahane Hayaller, şair olmak isteyen Ömer’in menajeriyle çıktığı yolda başına gelen olayları konu alıyor. Hayalini gerçekleştirmek için yıllardır çabalayan fakat çok da bir yol kat edemeyen Ömer; lise arkadaşı Ali’yle karşılaşıyor ve ikili, Ömer’in hayallerine giden süreçte türlü yollara başvuruyor. Zaman zaman hayalinden uzaklaşıp zaman zaman yakınlaşan Ömer’in düştüğü durumlar, filmin hikaye kurgusunu oluşturuyor.

    Bir baltaya sap olamamış Ömer karakteri, Mecnun Çınarvari bir yatakta açıyor gözlerini. Yatağın yönü, duvardaki çeşitli posterlerin yerleştirilişi, yanındaki komodinin konumlanışı ve hatta yatak örtüsünün ekosesi dahi aynı. Sanat yönetmeni özgün ve titiz bir çalışma gerçekleştirmiş anlaşılan. Ömer de mahalleden bir komşu kızına aşık. Ömer de işsiz, Ömer de hayalperest. Ömer’in de arkadaşları mahalleden. Şimdiye dek eşi benzerine rastlanmamış bir senaryoyla karşı karşıyayız.  Evet, film her konudan yapılabilir. Her hikaye; yönetmenin, senaristin üslubuyla defalarca baştan yaratılabilir. Aynı konu, farklı farklı yorumlanabilir. Fakat, üslubu güncellenmemiş klasik bir tavır tekrar tekrar izlemeye değer mi?

    Filmin en büyük sorunu Türk seyircisini basite indirgemek. Seyircinin şimdiye dek tuttuğu her şeyden biraz var içinde. Sezdirmiyor, düşündürmüyor; sadece gözüne sokuyor güldürmek istediğini. Ama artık anlaşmamız gereken bir şey var, artık beyaz atletli koca göbekli çirkinleşen kıllı insanlara daha az gülüyoruz. Kötü sesli karakterin söylediği şarkı, artık çok azımızı güldürüyor. Nezarete düşen oyuncu görünce parmaklıklara tutunup acıklı bir şarkı söyleyeceğini hepimiz tahmin edebiliyoruz artık. Artık; kız kardeşinin giyimine, sosyal yaşamına karışan ağabeyin eril ağzı gülünemeyecek kadar ciddi bir mesele ülkemizde. Hele de bu kız kardeşin adı “Rahime” olunca; gülecek yerlerimiz kasılıyor. Ne yazık ki değişen son şey de şu: Artık, büyük ya da küçük bir kitleye adını duyurabilen herkes sinema yapabilme cesaretine kalkışabiliyor. Sosyal platformlarda on saniyede tüketilen ve belki kısa süreli keyif veren tıklamaların verdiği güç, beyazperdede gülünç olmaktan öteye gidemiyor. Her tüketim, ait olduğu mecrada kalmalı. Veyahut azimli her insan, karşısındakini ciddiye alarak yeni bir işe kalkışmalı.

Şahane Hayaller; güncel sinemaya ve günümüz seyircisine bakış açımızın bir özeti, başarısız bir girişim örneği. Şahane Hayaller’e sinemanın bir sanat, bir anlatım yolu, yönetmenin diyecek sözü olduğunu anlayacağı; kaliteli yapımlarımıza yenilerini ekleyebileceği, yaratıcı yeni bir girişim diliyorum.

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.