Nebula Film Afişi

Nebula Filmi Eleştirisi

37 yaşındaki Tarık Aktaş'ın ilk uzun metraj filmi olan ve ismini Locarno Film Festivali’nde kazandığı ödülle duyduğumuz Nebula filmi uzun bir bekleyişin ardından nihayet beyazperdede yerini aldı. Uluslararası ve Ulusal festivallerde ulaştığı başarıların ardından İstanbul Film Festivali kapsamında da gösterime sokulan film oldukça güzel değerlendirmelere sahip.


Sadece 1 saat 13 dakika süren film özellikle sanki birbirinden ayrı gibi hissettiren hikayeleri sayesinde bir orta metraj hissi veriyor. Yetişkinler için artık bir at leşi haline gelmiş objenin genç Hay için bir anda kurtçuklar sürüsüne dönüşmesi ve bir keşif objesi haline gelmesi ile filmin hayata ve ölüme dair irili ufaklı sorgulamaları başlıyor. Filmin ismi de bu ölü at Nebula'dan geliyor. Filmin süreci boyunca Hay karakteri insan ve doğa arasındaki iletişimi keşfetmeye ve sorgulamaya başlıyor. Hayat nedir, ölüm nedir, doğa nedir sorularına özel ve güzel cevaplar alıyoruz. Var olmanın, yaşamanın anlamını ve birliğini çözüyoruz Hay karakteri ile birlikte. Ölü At Nebula filmi tam bir ruhani-psikolojik yolculuk filmi. Farklı farklı hikayeler ile bize özümüzü tanıtmanın peşinde. Çok uzun yıllar düşünülmüş, çok fazla ön çalışması yapılmış bir yapım olduğu aşikar.


Küçük Hay büyüdüğünde ölüm ile yaşam arasındaki keşif yolculuğunda bize bir koyun eşlik ediyor. Bu sefer atın dünyasına göre bambaşka bir hayvanın açısından giriyoruz filmin anlatı dünyasına. Filmde Hay karakterine hayat veren genç oyuncu Barış Mert Bilgi'yi ve Locarno'dan Ankara'ya birçok ödül kazanan yönetmen Tarık Aktaş'ı tebrik ediyorum. Aktaş'ın ikinci filmini iple çekiyorum.

Film Eleştirileri