Djam Film Afişi

Djam Filmi Eleştirisi

 

Djam, amca diye hitap ettiği üvey babası Kakourgos’la Yunanistan’ın Midilli adasında yaşayan genç bir kızdır. Neşeli, çılgın ve özgür ruhlu Djam, Kakourgos’un teknesi için bir parça almak üzere gittiği İstanbul’da Avril ile tanışır. Avril, Gaziantep'teki Suriyeli mültecilere yardım etmek için Fransa'dan birlikte yola çıktığı erkek arkadaşı tarafından soyulmuş ve dilini bile bilmediği bir ülkede beş kuruşsuz kalakalmıştır. İki genç kızın İstanbul'dan Midilli'ye uzanan, bazen acı bazen tatlı, ama illaki bol müzikli yolculukları böylece başlar.

Djam ne kadar girişkense Avril o kadar içine kapalıdır. Djam’ın yüzünün kıyısında asılı duran gülümsemesine karşılık Avril’ın acılı ve öfkeli bakışlarında sanki bir sır saklıdır. Bu sırrın Gatlif filmlerinin en büyük ortak noktası olan nereye gidersen git ”öteki” olma halinden kaynaklandığını ise ancak filmin satır aralarına bakınca görüyoruz. Avrupa’yı vuran ekonomik krizin açtığı yaraları ve bankaların tutumlarını filminin fonuna yerleştiren Gatlif, bir yandan da bu toprakların savaştan ya da kötü yaşam şartlarından kaçan göçmenler için ölüme meydan okuyan yolculuklarının umut dolu varış noktası oluşuna işaret eder. Böyle bir demir leblebinin boğazımızdan geçerken, her şeye rağmen, böyle hoş bir tat bırakmasının sırrı hiç şüphesiz hem senaryoda, hem yönetmenlikte, hem de yazdığı yeni sözlerle kişisel bir dokunuş kattığı müzik seçimlerinde seyirciyi etkisi altına alan “Gatlif büyüsünde” saklı. “Müzik benim için halkları bir arada tutan çimento gib,” diyen Tony Gatlif, Vengo’da nasıl flamenkoyu, ya da Transylvania’da Romanya halk müziğini harç olarak kullandıysa Djam’da da mübadele yıllarında Türk-Yunan müziğinin harmanlanmasıyla ortaya çıkan Rembetiko’yu kullanıyor. Acılar da sevinçler gibi müzikle ve dansla paylaşılırken, hayatın kıyısına kadar gelen insanlar birbirine verdikleri omuzla yürümeye devam ediyor. “Ben para pul veya bize dayatılanı değil hayatı seçiyorum. Umutsuzluklara rağmen hayatı seçtiğinizde zaten iyimser oluyorsunuz. Ama elbette bu zorlukları aşmak için yakınlaşmamız şart,” diyor Gatlif bir röportajında. Kıyıdan uzaklaşırken Kakourgos eğilip öpüyor Djam’ın saçından ve üzülmemesini söylüyor ona: “Bırak duvarlar onların olsun. Biz şarkılar söyleyeceğiz; biz birlikte olacağız...”       

Yorumlar