Ben, Tonya / I, Tonya Film Afişi

Ben, Tonya / I, Tonya Filmi Eleştirisi

1991 yılında henüz 21 yaşındayken kazandığı iki olimpiyat şampiyonluğuyla artistik buz pateni tarihine geçen Tonya Harding..

Filmin yönetmen koltuğunda başrolünde Ryan Gosling’in oynadığı 2007 yapımı olan Lars and the Real Girl (Gerçek Sevgili )’ü yönetmiş olan Avustralyalı yönetmen Craig Gillespie oturuyor. Çok fazla tanınan ve başarılı olmuş bir filmi bulunmayan Gillespie, filmin altından başarıyla kalkıyor. Özellikle hareketli kamera, paralel kurgu ve müzik seçimlerinde başarısını perçinliyor. Senaryo ise başrollerinde ünlü kadın oyuncular Susan Sarandon ve Julia Roberts’in oynadığı 1998 yapımı komedi dram Stepmom (Omuz Omuza)’ın yazarlarından olan Steven Rogers’a ait. Gelelim oyunculuklara. Filmde deyim yerindeyse tüm oyuncular döktürüyor. Ancak bunlardan en çok göze çarpanlar kariyerinin en iyi performansını veren genç Avustralyalı Margot Robbie ile müthiş bir sorunlu anne portresi çizen Allison Janney. Robbie, Martin Scorsese şaheseri olan The Wolf Of Wall Street (Para Avcısı) kadar iyi oynadığı bu filmde kesinlikle method oyunculuğun da dibine vurmuş gözüküyor. Özellikle paten sahnelerinde ve psikolojik olarak çöküşünün verildiği sahnelerde çok başarılı. En iyi kadın oyuncu adaylığını da kesinlikle hakediyor Margot Robbie. Allison Janney ise alkolik, sorunlu ve otoriter anne rolünde adeta muhteşem. Daha çok televizyon dizileriyle tanınan Janney bu filmdeki performansıyla ilk kez aday gösterildiği en iyi yardımcı kadın oyuncu oscar ödülünü hakkıyla alıyor. Dayakçı koca Jeff rolündeki Sebastian Stan’da rol için biçilmiş kaftan olduğunu başarılı oyunuyla kanıtlar nitelikte.

***Yazının buradan sonrası filmi izlemeyenler için spoiler içermektedir.

Özellikle son yıllarda Reese Witherspoon’un devleştiği Wild, Gloria ve Frances Ha gibi kadın hikayeleri izledik. Hepsi de oldukça başarılı, idealist, taviz vermeyen cesur kadınların hikayeleriydi. Bunlardan sonuncusu ve son dönem en ilgi çekeni ise Margot Robbie’nin başrolünde oynadığı 2017 yapımı I, Tonya. Filmdeki kusursuz oyunculuklardan üst satırlarda bahsettik. Burada ise filmin daha çok tekniksel olarak artılarını, kurgusunu konuşacağız. Bir kere film türevlerinden jenerikteki yazısıyla ayrılıyor. Normalde biyografik filmlerde Based On The True Story  (Gerçek Olaylardan Uyarlanmıştır) yazısı bulunurken I, Tonya’da Tonya Harding ve Jeff Gillooly ile yapılan ironisiz, çılgınca çelişkilerle dolu, tamamen gerçek röportajlara dayanmaktadır.’ Yazısı ile karşılaşıyoruz. Aslında burada bile film seyircinin ilgisini fazlasıyla çekmeyi başarıyor çünkü sonrasında hep röportajlarla birlikte sahnelerle paralel biçimde akan bir kurguyla tüm filmi bitiriyoruz. Ve bu kesinlikle çok başarılı biçimde ayarlanmış çünkü filmi bir de arkaya klasik müzik ve hareketli müzikler konduğunda çok akıcı hale getiriyor. İşte burada büyük bir yönetmenlik ve kurgu başarısı var.



Şimdi gelelim filmi yazarken kullandığım başlığa. Sevgisizliğin ve Cahilliğin Söndürdüğü Yıldız. Tonya Harding, çocukluğundan beri sadece kendisi üzerinden nemalanan ve kendini geçindiren bir anneye sahip. Kendisini artistik patene başlatan da annesi. Bu filmdeki anne karakteri aslında 2010 yapımı olan, Christian Bale’in en iyi yardımcı erkek oyuncu oscarını kucakladığı, Mark Wahlberg, Amy Adams ve Melissa Leo’nun da başrolde yer aldıkları The Fighter (Dövüşçü) adlı biyografik spor filminde Leo’nun canlandırdığı anneye çok benziyor. Melissa Leo’nun Fighter’da canlandırdığı anne karakteri de alkolik, ağzı bozuk, evlat ayıran bir anneydi. Bunun dışında bu iki filmin de benzerlikleri bulunmakta. Fighter’da da baş karakterimiz Micky’nin ailesi cahildi ve abisi Dicky’nin aksine kendisine sevgisizce davranıyorlardı ancak finalde Micky onları arkada bırakarak boksta zirveye çıkıyordu. I, Tonya’da ise annesi tarafından hiçbir zaman sevilmemiş olan ve sadece kullanılan artistik buz patenci Tonya Harding, alkolik, cahil ve sevgisiz annesi ile, dayakçı ve cahil kocasının kurbanı oluyor ve finalde spordan ömür boyu men ediliyor. Kocası Jeff ise filmin sonunda Tonya’nın kariyerini mahvettiğini kendi ağızından itiraf etmekle yetiniyor. Ancak finaldeki bilgi verici yazılardan öğreniyoruz ki Tonya sonradan boksa yöneliyor ve yeni kocasından da çocukları olmuş olarak mutlu biçimde hayatını sürdürüyor. Annesi ve kocası ile de bağlarını tamamiyle koparmış ve görüşmüyorlar. Sonuç olarak I, Tonya, hayatta başarılı olmanın sadece fiziksel olarak yetmediğini, bunun ardından sevgisizliğin ve cahilliğin nelere sebep olacağını gerçekçi bir şekilde anlatan oldukça başarılı bir biyografik spor filmi. İyi seyirler.