Aquaman Film Afişi

Aquaman Filmi Eleştirisi

Batman filmlerinden sonra -özellikle The Dark Knight Rises- düşüşe geçen, özellikle Batman vs. Superman denemesinin ardından tahtı neredeyse tamamen Marvel yapımlarına kaptıran DC’nin son denemesi belki de son şansı Aquaman…

Atlantis’in efsanelerle dolu, kurgulanmış mitolojik dünyasından bir hikayeyi beyaz perdeye taşıyan Aquaman filmi aslında ne DC ne de Warner Bros tarafından büyük bir beklenti olmaksızın vizyona sokulmuştu. Ancak film Amerika dışında en fazla hasılat elde eden DC filmi olmayı da başardı. Elbette bunun en temel sebebi filmin muazzam görsel efektleri.


Seyircilere gerek okyanus altında gerek toprak üzerinde oldukça başarılı bir atmosfer sunmayı başaran Aquaman filmi; Avengers gibi bir amiral gemisi ile yarışma şansı veya iddiası olmasa da bana “DC, bu sefer işi kotarmış.” dedirtti. Filmin en önemli detayı James Wan tarafından gerçekleştirilen başarılı yönetimi. Film birçok yerinde eş zamanlı kovalamacalar, çatışmalar içeriyor. Aynı mekanda fakat birbirinden bağımsız gerçekleşen bu olayları kamera o kadar harika takip ediyor ki plan sekanslar arasında, harika görsel efektlerle bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Animasyonlar, efektler, yeşil perde çalışmaları içeren filmlerde kamerayı başarılı bir şekilde yönetebilen bütün yönetmenlere şapka çıkartmak gerek. Aquaman’de yönetim hiçbir sahnede göze batmıyor.


Mitolojiye sırtını yaslayan ve aynı anda birçok süper kahraman ile güç çatışmasına girilmeyen Aquaman evreninde bu sayede mantıksal hatalar bulmak daha zor. En azından Avengers dünyasına göre... Ancak DC; bu filminde de kahramanı halka selamlatma huyundan vazgeçmiyor. Aquaman’i herkesin tanıdığı bir halk kahramanı profiline sokuyor.


Aquaman’in senaryosundaki en keyif verici detay, kesinlikle insanı yönü. Bir süperkahraman içeren, bir sürü denizaltı farklı ırk içeren, suçluları içeren bu filmde insana dair o kadar yoğun bir anlatım var ki kendinizi katil ve hırsız bir korsana üzülürken bile bulabiliyorsunuz. Filme yöneltilebilecek en tatsız eleştiri ise yer yer acemi bir senaryo çalışmasını aratmayan tesadüf suistimalleri. Filmde olması gereken her şey olabileceği en muhtemel anda, ısrarla denk gelen tesadüfler ile yaşanıyor. Film ölmek üzere olan karakterlerin son saniyede kurtarılması üzerine oldukça fazla sahneyle dolu. Bu da filmi sıkıcı bir tahmin edilebilme özelliğine sokuyor.


Fazla abartılmaması daha doğrusu beklentilerin fazla yükseltilmemesi gerektiğini düşündüğüm Aquaman filminin çoğunlukla başarılı olan efektleri ile birlikte bir IMAX salonunda mutlaka izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. DC’yi Marvel ile tekrardan yarış potasına sokabilecek bir güçlü yumruk olmasa da daha ufak bir klasmanda Aquaman 2018’e mükemmel bir son, 2019’a mükemmel bir başlangıç diyebilirim.