Annabelle 3 Film Afişi

Annabelle 3 Filmi Eleştirisi



James Wan
’ın yaratmış olduğu korku evreni türün sevenleri için ayrı bir yere sahip oldu. “Korku Seansı” serisi “The Nun” ve “Annabelle” serileri ile bizi dehşete düşüren yapımlara bir yenisi daha eklendi: Annabelle 3. Peki film beklentileri karşıladı mı? Okumaya devam...
 
Korku evreni oluşturmak fikrinde başarılı olan nadir isimlerden biri Wan. Filmlerin klasik birer hayalet hikâyesinden çok da sapmaması çokça eleştiri getirse de bizler her birinin klasik; fakat iyi işlenmiş korku filmleri olduğunu biliyorduk. Şahsen Ed ve Lorraine Warren çiftinin daha aktif olduğu Korku Seansı serisi benim favorim olmuştur. Her filmde lezzetli bir şekilde işlenmiş bir öykü dizimi vardır ki karanlık ve aydınlığın mücadelesidir bu bir nevi. 
 
Annabelle Creation serinin en çok ses getiren filmlerinden biriydi. The Nun ile birlikte istenilen reaksiyonu alamayan yaratıcıların farklı bir hikâye ile daha fazla riske girmektense zaten tutulmuş bir seri olan Annabelle ile devam etmeyi tercih etmelerini doğru bir ticari hamle olarak yorumlayabilir miyiz? Muhtemelen evet; fakat seyircinin aynı dramatik örgüde dönüp dolaşması bir yerde etkiye tepki olarak geri dönecektir diye düşünüyorum. Gerilim unsurunun evrenin diğer filmlerinde olduğundan bir tık daha lezzetli kullanıldığını söylemek gerekir. Fakat filmin bir korku filmi olduğunu ne yazık ki söyleyemeyeceğim. 
 
Warren evinde tüm kötücül cisimlerin hapsedildiği odaya bir kız girer ve başta Annabelle Bebeği olmak üzere her şeyi serbest bırakır. Odanın kapısı açılınca Pandora’nın kutusu açılmış gibi oluyor bildiğiniz üzere. Evde iki ergen babysitter ve bir minik Warren’ımız var. Bir de bu ortamda olmazsa olmaz yakışıklı oğlan çocuğu. Takdir edersiniz ki şu cast tercihi ile bile ucuza kaçılmış. Cast olarak bakıldığında en çok ilgimizi çeken herhalde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ın rahip rolünde yer almasıydı. İşin şakası bir yana Steve Coulter’ı izlerken Sayın Yavaş’ı izliyor gibi oldum bir anlığına... 

 
Ses efektleri biraz abartılı gibi; sinematografi güzel fakat genel anlamıyla ucuza mal edilmiş bu filmde yetersiz görsel efektler var denebilir. Işık kullanımı zevkli olmuş. Renk tercihini ise sizlere bırakacağım zira renkler ve zevkler tartışılmazmış (!)
 
Evrenin daha geniş bir hale gelmesi geleceğe yönelik en büyük temennim olacak sanırım. Bu haliyle de akşam seansından keyifli ayrılacağınız bir filmdir.
 
Tayfun Çidem