Amerikan Soygunu Film Afişi

Amerikan Soygunu Filmi Eleştirisi



Sanat tarihinin en büyük soygunlarından -ya da soygun girişimlerinden- birisini anlatan Amerikan Soygunu; 12 Temmuz’da ülkemizde vizyona giriyor. Birbirinden farklı özellik ve kişiliklere sahip dört kafadar gencin bir araya gelerek üniversite kütüphanesinde korunan tarihi eser niteliğindeki kitapları çalma ve satma girişimlerini anlatan filmin yönetmen koltuğunda İngiliz bir belgesel yönetmeni olan Bart Layton var. Bu bahsettiğim dört kafadarı canlandıran isimler ise American Horror Story’nin yıldızı ve X-Men serisinin Peter’i olan Evan Peters, aynı zamanda bir şarkıcı da olan genç oyuncu Blake Jenner, Kutsal Geyiğin Ölümü, Dunkirk ve son olarak Chernobyl dizisi ile hatırladığımız başarılı oyuncu Barry Keoghan ve Wolfblood lakaplı bir kickbox dövüşçüsü de olan ödüllü aktör Jared  Abrahamson.
 
Amerikan Soygunu filmi şüphesiz ki yönetmeni Bart Layton’ın bugüne kadarki kariyerinin de etkisiyle bir sinema filmi olmaktan ziyade bir belgesele kayıyor. Bu yapıma İngilizce tabiriyle bir mockumentary demenin yanlış olmadığını düşünüyorum. Filmin baş aktörlerinin gözünden devam eden hikaye sık sık kesilerek filmin esinlenildiği gerçek hikayedeki gerçek kahramanlar devreye giriyor. Olayları, düşüncelerini, hatırladıklarını anlatıyorlar. Filmin finalinin de neredeyse tamamen gerçek hikayenin gerçek kahramanlarıyla ilgili olmasıyla film bir belgesele hatta bir kamu spotuna doğru evriliyor. Filmin senaryosunun da tamamiyle olayı yaşayan kişilerin aktardığı gerçek yaşanmışlıkların birebir aktarımı olduğunu hatırlatalım. Size birçok açıdan öveceğim ve kesinlikle önereceğim bu film aslında tamamen bir yeniden canlandırma. Korkmayın, yerli TV kanallarımızdaki gibi kalitesiz canlandırmalar değil.


 
Amerikan Soygunu ile ilgili bahsetmek istediğim başlıca konular var. Her şeyden önce bu filmin şüphe götürmeksizin alkışlanacak iki özelliği var: kurgu ve ses. Filmin kurgu ekibinde tamamı bu alanda ödüllü isimler olan Nick Fenton, Chris Gill ve Julian Hart var. Film muhteşem sahne geçişlerine, müzikle uyumlu kurgusal hareketlere, yer yer çapraz kurgu denemelerine, kurgu sayesinde zamanda ileri ve geri hareket sihirlerine sahip. İlk dakikadan itibaren filmin kurmaca ile gerçek arasında kurgusuna, kurgunun ses ve müzikle uyumuna saplanıp kalıyorsunuz. Elbette burada bir alkış da filmin müziklerini yapan Anne Nikitin’e gidiyor. Biraz sonra söyleyeceklerimi ancak filmi izlerseniz anlayabileceksiniz. Anne Nikitin sayesinde filmin her detayını iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Filmin başında meraklanacaksınız, sonunda duygulanacaksınız. Ayrıca bu eleştirinin ve filmin en önemli konusunu fark edeceksiniz. Kahramanlarımız soyguna giderken onlarla birlikte siz de gideceksiniz. Birebir o arabanın içinde olacaksınız, o kötü bir şey yapmak üzere olduğunuzda veya sevdiğiniz birisi ile ilk buluşmanızda hissettiğiniz iğrenç karın ağrısını hissedeceksiniz, bütün tüyleriniz diken diken olacak. Benden iddia etmesi, sizden denemesi.
 
Başarılı cast seçimi, olağanüstü ses ve görüntü kurgusu, ilginç gerçek hikayesi ve belgesele kayan tarzıyla Amerikan Soygunu beklentilerimin oldukça üzerinde bir film. Ülkemizde muhtemelen çok az izlenecek ve raflara kalktığında uzun yıllar kimse hatırlamayacak. Ancak izleyen her insan iyi ki gitmişim diyeceği bir tecrübeye sahip olacak. Siz bu filme bir şans verin.

 
Abdullah Sefa Öztürk